Sokak Lokantaları

Aslında sokak lokantaları deyimi ne kadar doğru, hangisi sokak lokantasıdır, hangisi seyyar lokantadır, hangisi lokantadır, hangisi ayak üstücüdür bu kavramlara, hele de o dönem için, karar vermek kolay değil. Sadece, bulabildiğimiz resim ve fotoğrafları sizinle de paylaşalım dedik.

Abdullah Freres Sokak Lokantası
Abdullah Freres
Sokak Lokantası

Sokak Lokantaları yazısına devam et

Bakuliyye – Pırasa Kalyesi

İşte bir 15. yy yemeği tarifi daha. Bakuliyye – Pırasa Kalyesi. Şirvani’nin Kitabü’t-Tabih çevirisinden.

Bakûl, Arapça’da yeşillik, sebze anlamına gelir. Bakl’ın çoğuludur. Yemeğimiz Bağdadi ve Şirvani’nin kitaplarında “Bakuliyye” adıyla anılmasına karşın, Topkapı Sarayı sonbahar yemeklerinde “Pırasa Kalyesi” olarak geçer (S.Yerasimos – Sultan Sofraları)

Bakuliyye – Pırasa Kalyesi yazısına devam et

Midye Pilakisi

Midye Pilakisi Ayşe Fahriye’nin “Ev Kadını” kitabında yer alan bir tarif. Her ne kadar “Osmanlı böyle şeyler yememiştir, yiyemez” diye ortaya çıkanlar var ise de, benzer yemeklerin Melceü’t-Tabbahin’de de olması yediklerini, hem de severek yediklerini ortaya koyuyor. Osmanlı’dan kalma istiridye, midye, ıstakoz ve karides ile ilgili pek çok tarif var. “Haşerat-ı Bahriye”yi seven padişahlarımızın başında ise Fatih Sultan Mehmed geliyor. Midye Pilakisi yazısına devam et

Kaysefe

Kaysefe tarifi için Nalan Kiper ve babaannesi Peruze Daşkaya’ya teşekkürlerimle

Kaysefe, tarifi veren kaynağımın belirttiğine göre Kırım’dan gelerek imparatorluk sofrasına katılan bir lezzet. Yaş ve kuru meyvelerin bir arada harmanlandığı bir tatlı. En önemli yanı ise, içine hiç şeker konmaması. Tadını, kurumuş meyvelerdeki şekerden alıyor. Değişik bir tat, farklı bir lezzet arayanlar için ideal bir seçim. Kaysefe yazısına devam et

Lüfer Pilavı

Mehmed Kamil’in Melceü’t-Tabbahin’inden (Aşçıların Sığınağı) alınan bir lezzet tarifi Lüfer Pilavı. Kolaylığı ile lezzeti arasında ise ters bir orantı var. Nostaljik bir tat olmasına rağmen bugünün damağına da uyumlu bir lezzet. Yemeği yaparken yaşayabileceğiniz en büyük sorun ise lüfer bulmak. Çünkü boğazın gülü, lüfer yanlış avlanma yüzünden, her yıl tezgahlara daha az sayıda düşüyor. Lüfer Pilavı yazısına devam et

Balık Köftesi

Balık köftesi, Osmanlı’nın bitişinden sonra kayda geçmiş bir Osmanlı yemeği. Vağinag Pürad’ın 1926 basımlı “Mükemmel Yemek Kitabı”ndan. Sadece palamutla sınırlı değil, yayın ya da levrek balığı ile de yapılabiliyor. Balık Köftesi yazısına devam et

Osmanlı’da seyyar satıcılar

Seyyar satıcılar, özellikle doğu toplumlarında, şehrin yaşayan dokusunun bir parçasıdır.

1900'lerin başından bir İstanbul simitçisi
1900’lerin başından bir İstanbul simitçisi

Osmanlı’da seyyar satıcılar yazısına devam et

Güveç Balığı / Balık Güveci

Güveç balığı ya da diğer bir deyişle “balık güveci” 19. yy civarında reçetelenmiş bir tarif. 1844 basımlı Melceü’t-Tabbahin’den alınma.

Geç dönem Osmanlı yemeklerinden biri. Son derece basit bir tarif. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta konulacak sirke miktarı. Sirkenin hem keskinliği hem de cinsi tatta fark yaratacaktır. Güveç Balığı / Balık Güveci yazısına devam et

%d blogcu bunu beğendi: