Time Out 101 İstanbul Lezzeti 2017

TIME OUT – 101 İstanbul Lezzeti – 2017

2015 yılında, Sait Halim Paşa Yalısında, ayıptır söylemesi paramla rezil olduktan sonra bir daha bu organizasyona katılmak istemediğimi çevreme ilan etmiştim. Katılan ustalar ve sunulan yemekler gerçekten iyiydi ama öyle sıkış tepiş bir organizasyondu ki, insan ancak kendisini dışarı atarak rahatlıyordu. Ben de o kalabalığa dayanamadığım için anca yarısını dolaşıp, çıkmıştım

Sırf bu yüzden de 2016’ya katılmamıştım ama uzunca zamandır görüşemediğim bir arkadaşım geçen senekini pek bir methetti. Bu senekine geleceğini söyleyip orada buluşmamızı teklif edince de, reddedemedim.

Bu seneki organizasyon en azından organize olma açısından daha profesyoneldi. Bilet sayısı mekana göre hesaplanıp satılmıştı. (umarım benim iyimserliğim değildir yani talep dolayısıyla o kadar kişi gelmiş gibi bir durum yoktur)

Bununla beraber bence 2015’te katılacak firmaların seçimi daha iyi yapılmıştı. Lezzet skalası biraz daha üstteydi. Sözüm ortalama üzerinden. Yoksa tek tek ele alındığında, liste yapılırken üzerine isim yazılamayacak firmalar yok değildi. Bununla beraber ben sunulan yemeklerin ortalamasından çok da memnun olmadım. Öyle bir mekanda, kısıtlı koşullarda mükemmeliyet aramak yersiz, orası tamam fakat, her duruma uygun menü düzenlemek de müesseselerin profesyonelliğini ortaya koyar.

Güzelliğin yanında değişik şeyler de var mıydı? Çok az da olsa vardı.Bir kısmını yazının ilerleyen kısımlarında vereceğim. Hemen hemen bütün masalardan bir şeyler tattım. Iskaladığım olduğunu zannetmiyorum ama tabi ki damak tadımla uyuşmadığı için yazmadıklarım olabilir. İçkilere ise hiç dokunmadım.

Ben şahsen eğer yemek tadılacaksa içkiye karşıyımdır. Çünkü içki dil memeciklerini duyarsızlaştırarak tat duygunuzu köreltir. Mezelerin rafine yerine keskin tatlarda hazırlanmasının sebebi de budur. İçki apayrı bir keyiftir ve kendi kuralları vardır. Yani “iyi bir şarapla iyi bir yemek” diye bir şey yok. Her ne kadar bir sürü büyük restoranı karşıma alacaksam da, bana göre böyle bir şey ütopik. Konfüçyüs’ün dediği gibi “İki tavşanın peşinde koşan avcı evine boş döner”.

Bu sene içkinin 2015’e göre daha ağırlıklı bir yer aldığı gibi bir duyguya kapıldım. Bununla paralel olarak çabuk hazırlanan meze tarzı yiyecekler ve sandviç tipi beslenmede de bir ağırlık hissettim.

Bende etki bırakan yemek üstatları ise şunlar oldu;

Aksaray – Asuman İran Restoranı’ndan tattığım çorba (adını hatırlayamadım şimdi) enfes bir lezzetti. Diğerleri güzel ama sıradan gibiydi. Bir de kuru limon ve sebzelerle yapılan “ghorme sebze” vardı hatırda kalacak.

Nevizade’den katılan “Aret’in Yeri” ise uzun yıllardır yediğim en iyi “topik”i sundu.

Beylerbeyi  – Paşa Kokoreç /İşkembe ise yaptıklarının hakkını veren bir yer. Oradan tattığım hiç bir şeyde kusur bulamadım.

Mecidiyeköy  “Aila” – Otantik Türk mutfağını yeniden keşfedin – sloganıyla çıkmasına rağmen bana ördek patesi ile merhaba dedi. Deniz ve gölü birleştirdikleri konseptlerinde bir de ördeğe eşlik eden mürekkep balıklı grissini vardı ama ben o kadar içiçe geçmesi gereken bir lezzet olarak görmedim. Fakat ördekleri için “tadılması gereken bir lezzet” diye düşünüyorum.

4.Levent – “Banliyö” ise dana kaburga dürümle damak aldı ama tiftik burgerle çok daha ötelere gidebilecekken burgerin ekmeğinin tadı yüzünden hafif tökezledi. Tatlımsı lezzetten uzak bir ekmekle o da kendisine kulvar oluşturabilecek nitelikte.

Broşüründe adres bile vermeyip “beni bilen biliyor” diyen Reşitpaşa’dan “mest puff prefiterol” de sayılması gerekenler arasında.

Yeni trend yeme içme alışkanlıklarından “yerel-sürdürlebilir-organik” çizgisinin temsilcilerinden Beyoğlu adresli “ek biç ye iç” de bence bu buluşmada geçer not alanlardan.

Çok sayıda bulunan kahve standlarından da Karaköy’lü “Coffee Sapiens”ten tattığım “Ethiopia Yirgacheffe”den çok memnun kaldım ama kahve stantlarının tamamından ve her çeşitten tadamadığımı söylemeliyim.

Göktürk’ten Jean Pierre’yi de listeye eklemem gerekiyor.

Ama bence bu seneki buluşmanın yıldızı yaptığı “katmer şov” ile “Kadayıfzade” oldu. Yemek işinde eşitler arasında üstünlüğü sağlatanın şov olduğu Nusret’le birlikte tüm Türkiye’nin bilgisine yazıldı. Önce ve efektif kullanan bir adım öne geçiyor. Organizasyondaki bu şov beni de etkiledi ve ben de çekip youtube’a yükledim. İlginizi çekerse siz de izleyebilirsiniz.

Kısacası bu seneki “Time Out 101 İstanbul Lezzeti” mekan ve organizasyon açısından kusursuza yakın ama yiyecekler açısından 5 yıldız üzerinden en fazla 3,5 yıldız alabilecek düzeydeydi

Bir Yorum Yazın